1 Nisan 2014 Salı

Bedenler Ormanı ve Ruhsuz Nehir


Sonsuzluk içerisinde bir beden.
Ruhsuzluk nehrinde arıyor,
Kendine uygun bir vücut/yaşam.
Kim bilir neler sürekledi bu nehir.
Zaman çok şey almış götürmüş.
Yok olmuş, eskimiş artık yerleri.
Var oluşun önüne geçmek için,
Gökyüzünden düşen damlalar,
Değdiği her yerde yeşer diler.
Yapraklar, dallar ve ağaçlar.
Birikti bir çukurda zamanla.
Her birikinti akmaya başladı,
Yanında sürüklediği ruhlarla.
Elbette çok şey kaldı geride.
Sürükleyip götürülemeyen,
Götürmeye çalışılmayan.
Birikintiler nehir olmaya başladı.
Kendi oluşturduğu bu yolu,
Değiştirmek için çok geç artık.
Geri de kalanlar için çok geç.
Akıp giden bu yolda, durup
Geriye bakmak için çok geç.
Yaprakları terk ediyor her damla,
Terk ediyor her beden bu Ormanı.
Orman bedensiz nehir ruhsuz.
Kuruyor her yaprak,
Yanıyor her beden.
Güneş tepeden bakıyor,
Yüzünde küçük bir tebessümle.
Yalnızlığa kapılmış, yanan bir bedenim.
Arıyorum yaprağını terk etmeyen bir damla.
Yağan her yeni yağmurda,
Düşen her yeni damlada,
Yeşeriyor umudum bir kez daha.
Doğan her yeni güneşe kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder